Görünürde sağlıklı olsanız bile CKM sendromu pençesinde olabilirsiniz! ABD ve Türkiye’den gelen veriler, toplumun büyük bir kısmının kalp-böbrek-metabolizma kıskacında olduğunu gösteriyor. Dr. Sadiya S. Khan ve Prof. Dr. Ziya Mocan, CKM’nin neden “aniden öldürdüğünü” ve erken teşhisin önemini anlattı. İşte geleceğimizi tehdit eden o sessiz döngü…
Uzmanların “sessiz tehlike” olarak tanımladığı CKM Sendromu, dünyada ve Türkiye’de alarm verici boyutlara ulaştı. Kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği ve diyabetin birbirini tetiklediği bu ölümcül zincir, artık 20’li yaşlardaki gençleri de tehdit ediyor. Belirti vermeden ilerleyen bu tablodan korunmak mümkün mü? İşte organ hasarını durduracak hayati uyarılar…
Tıp dünyası artık hastalıkları tek tek değil, birbirine bağlı sistemler olarak ele alıyor. CKM Sendromu, obezite ve diyabet gibi metabolik sorunların böbrek fonksiyonlarını bozduğu, bozulan böbreğin tansiyonu fırlattığı ve nihayetinde kalbin iflas ettiği bir kısır döngüyü temsil ediyor.
Eskiden 50’li yaşlardan sonra görülen kalp ve böbrek hasarları, günümüzde yanlış beslenme, hareketsizlik ve kronik stres nedeniyle 20’li ve 30’lu yaşlardaki gençlerde görülmeye başlandı. Prof. Dr. Ziya Mocan, “Genç yaşta başlayan bel çevresi yağlanması ve insülin direnci, 10-20 yıl sonra karşımıza kalp krizi veya diyaliz ihtiyacı olarak çıkıyor” uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar, CKM’nin neden bu kadar tehlikeli olduğunu şu zincirle açıklıyor:
Obezite ve İnsülin Direnci: Damar yapısını bozmaya başlar.
Böbrek Hasarı: Diyabet ve yüksek şeker böbrek süzgeçlerini yıpratır.
Yüksek Tansiyon: Böbrek süzemeyince vücutta sıvı birikir, tansiyon yükselir.
Kalp İflası: Tansiyon ve damar sertliği kalbi yorar; sonuç kalp krizi veya felç.
Hastalık “sessiz” olsa da vücut bazı küçük sinyaller verebilir:
Çabuk yorulma ve kronik halsizlik,
Gece sık idrara çıkma,
Sabahları yüz, el ve ayaklarda şişlik (ödem),
Bel çevresinde kontrolsüz yağlanma,
Sınırda seyreden kan şekeri ve tansiyon değerleri.
Uzmanlar, 18 yaşından itibaren herkesin yılda en az bir kez kan basıncı, kan şekeri, kolesterol ve böbrek fonksiyon (kreatinin) testlerini yaptırmasını öneriyor. Erken evrede yakalanan CKM, yaşam tarzı değişiklikleri (sağlıklı beslenme, egzersiz) ve doğru tedaviyle geri döndürülebiliyor. Ancak geç kalındığında organlardaki hasar kalıcı hale geliyor.
Kaynak – Haber Merkezi